Buğdayın Triticum aestivum L 7D Kromozomu Üzerinde Rus Buğday Afidi Dayanıklılık Geni ile İlişkili SSR Markörlerinin Belirlenmesi


Aykut Tonk F. (Yürütücü) , Turgut M., İştipliler D.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, 2015 - 2017

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Başlama Tarihi: Ekim 2015
  • Bitiş Tarihi: Kasım 2017

Proje Özeti

Rus Buğday Afidi Diuraphis noxia (Kurdjumov) (Homoptera: Aphididae) dünyada tüm buğday ekili alanlarda büyük ekonomik kayba sebep olan afit türlerinin en başında gelmektedir. Zararlı, buğday bitkisinde yaprak kıvrılmasına neden olmasıyla kimyasal mücadeleyi de zor bir hale getirmektedir. Bu nedenle de afide karşı dayanıklı çeşit kullanımı, dayanıklılık ıslahı çalışmaların ana konusunu oluşturmaktadır.

Daha önce yapılan iki çalışma sonucunda Rus buğday afidine dayanıklılık sağlayan genin buğdayın 7D kromozomunun kısa kolunda lokalize olduğu belirlenmiştir. Çalışmada dayanıklı olarak belirlenen ICARDA kökenli 15 nolu hat ile hassas olarak saptanan Basribey çeşidi ebeveyn olarak yer almıştır. Bu iki genotip arasında yapılan melezlemeden elde edilen ve 190 bireyden oluşan F2 generasyonu QTL analizinde haritalama popülasyonu olarak kullanılmıştır. Çalışmada dayanıklılık genine daha yakın markör veya markörleri belirlemek amacıyla 7D kromozomu üzerinde lokalize olmuş ve ebeveynlerde polimorfik sonuç veren 11 adet SSR primeri kullanılmıştır. Elde edilen bant desenleri QTL analizlerinde fenotipik gözlemler olan kloroz, yaprak kıvrılması ve afit yoğunluğu değerleriyle ilişkilendirilmiştir. Yapılan analizler sonucu, dayanıklılık geninin yakın bir bölgesinde bir SSR markörü (GWM121) haritalanmıştır. GWM121 markörü dayanıklılık geninin hemen üst kısmında genden 19.9 cM uzaklıkta haritalanmış ve afidin bitkide oluşturduğu kıvrılma özelliğindeki fenotipik varyasyonu %7.1 oranında açıklamıştır. İncelenen popülasyonda dayanıklılık genine en yakın markör olan CFD14’den sonra gene en yakın markör GWM121 olarak saptanmıştır. Bundan sonraki yapılacak Rus buğday afidi dayanıklılık ıslahı çalışmalarında bu markörlerin kullanılmasıyla ıslah sürecinin kısalması ve seleksiyon etkinliğinin artması beklenmektedir.