Ege Bölgesinde Ekimi Yapılan Makarnalık Buğday Çeşitleriyle Yeni Geliştirilen Hatların Verim Bazı Agronomik Özellikleri ve Genetik Markörleri Üzerinde Araştırmalar


Yüce S.(Yürütücü), Akçalı Gıachıno R. R. , Aykut Tonk F. , Furan M. A.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, 2003 - 2006

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Başlama Tarihi: Eylül 2003
  • Bitiş Tarihi: Eylül 2006

Proje Özeti

Makarna, tahıl ürünleri içerisinde çok eskiden beri bilinen ve günümüzde de yaygın olarak tüketilen gıdalardan birisidir. Makarna, durum buğdayından elde edilen irmiğin su ve bazı zenginleştirici maddeler ile karıştırılması ve istenilen biçimler verilip kurutulmasıyla elde edilen yarı hazır bir gıda maddesidir. Günümüzde buğdaydan yapılan sanayi ürünleri içerisinde makarna, üretim miktarı ve beslenmedeki önemi bakımından ekmekten sonra gelmektedir. Makarna üretiminin temel hammaddesi olan durum buğdayı üretiminde dünyanın en önemli üretici ülkeleri arasında yer alan Türkiye, aynı zamanda durum buğdayının gen merkezlerinden birisidir. Türkiye’de, makarnalık buğday ekim alanı ve üretiminde son elli yılda bir azalma gözlenmiştir. Bu düşüşün en önemli nedenlerinden birisi yüksek verimli ekmeklik buğday çeşitlerinin geliştirilmesi ve ekiminin yaygınlaştırılmasıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı bilimsel çalışmalarda yüksek verimli ve kaliteli makarnalık buğday çeşitlerinin ıslahı ön plana çıkmaktadır.

Ege bölgesinde üretim bakımından ön plana çıkan dört makarnalık buğday çeşidi ile uzun yıllar yapılan denemeler sonucu ümitvar görülen CIMMYT kökenli üç introdüksiyon hattında, bazı agronomik ve morfolojik özelliklerin araştırılması ve moleküler markör yöntemlerinden RAPD metodu ile söz konusu genotipler arasında genetik olarak benzerliklerin ve farklılıkların incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.

İki yıllık denemelerden elde edilen sonuçlara göre; verim, hektolitre ağırlığı, m2’de başak sayısı ve başaklanma gün sayısı özellikleri bakımından 41 no’lu hat en yüksek değerleri vermiştir. İncelenen özellikler arasındaki korelasyon sonuçları doğrultusunda ileride izlenecek ıslah amaçları hakkında hedef belirlenmiştir.

Yapılan DNA analizleri sonucunda, çalışmada incelenen çeşit ve hatların genetik olarak birbirine yakın olduğu ve bunlara ait ortalama genetik benzerlik oranının 0.86 olduğu  saptanmıştır.