Buğdayda Triticum aestivum L Rht5 Cücelik Geninin Koleoptil Uzunluğu Üzerine Etkilerinin Agronomik ve Moleküler Düzeyde İncelenmesi


Aykut Tonk F. (Yürütücü) , Uğurbaşçiçek G., Tosun M. , İştipliler D.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, 2015 - 2018

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Başlama Tarihi: Ekim 2015
  • Bitiş Tarihi: Ekim 2018

Proje Özeti

MarJ12 (Rht5) ile Scholar ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitleri ile yapılan melezlemenin F3 generasyonu aşamasında bulunan hatların tohumları Amerika’dan temin edilmiştir. Hatların F4 generasyonu Bornova koşullarında 2014-2015 buğday üretim mevsiminde yetiştirilmiştir. Bu çalışmada F4 generasyonu aşamasında bulunan bu hatlarda bitki boyu, üst boğum uzunluğu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, tane boyu, tane eni, tane ağırlığı, koleoptil uzunluğu, ilk yaprak uzunluğu ve primer kök sayısı özellikleri ölçümlenmiş ve bitki boyu ile koleoptil uzunluğu arasında bir ilişkinin olup olmadığı ve varsa söz konusu ilişkinin ne yönde olduğu belirlenmeye çalışılmıştır.

Marj12 x Scholar melez kombinasyonunun F4 generasyonundaki hatların Rht5 geninin primeri olan Xbarc102’ye göre yapılan taraması sonucunda, popülasyonda bulunan 19 adet hattın anne bant desenine, 34 adet hattın baba bant desenine ve 12 adet hattın heterozigot bant desenine sahip olduğu tespit edilmiştir. Bireylerden 7 adedinde bant gözlenememiştir. Rht5 cücelik geninin F4 populasyonunda dağılımı teorik olarak beklenenden farklı çıkmıştır.

Yapılan istatistiki analizler sonuçlarına göre başakta tane sayısı hariç diğer özelliklerde kontrol çeşitler ve bloklar arasında önemli farklılıklar elde edilmiştir. Tane boyu, tane eni ve tane ağırlığı özelliklerinde de hatlar arasında istatistiki farklılılar gözlenmiştir.  Regresyon analizi sonuçlarına göre Rht5 geni bitki boyu özeliğindeki fenotipik varyasyonun %32’sini açıklamıştır. Çalışmamızda elde edilen veriler neticesinde orta veya kısa boylu ve aynı zamanda uzun koleoptile sahip hatların ümitvar genotip olarak gelecek generasyonlara aktarılması ve arzu edilen çeşitlerin elde edilmesinde kullanılması önerilebilir.