Nonalkolik Yağlı Karaciğer Hastalığı ve Karaciğer Nakli


Kabaçam G., Karasu A. Z.

Nonalkolik Yağlı Karaciğer Hastalığı, Abdullah Sonsuz, Editör, Türkiye Klinikleri Yayınevi, İstanbul, ss.79-84, 2019

  • Basım Tarihi: 2019
  • Yayınevi: Türkiye Klinikleri Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.79-84
  • Editörler: Abdullah Sonsuz, Editör

Özet

ÖZET
Obezite ve metabolik sendromun artışıyla birlikte nonalkolik yağlı karaciğer hastalığına bağlı dekompanse siroz ve hepatoselüler kanser, önümüzdeki 20 yıl içerisinde en sık karaciğer nakli endikasyonu haline gelecektir. Bu hastalar bekleme listesinde diğer etyolojilere bağlı olanlardan daha uzun kalmakta ve bozuk metabolik profilleri nedeniyle kardiyovasküler olaylarla karşılaşmaktadırlar. Genç yaştakiler de dahil olmak üzere obez hastalarda, transplantasyon sonrası erken dönemde görülen kardiyovasküler, renal, enfeksiyöz, bilier ve cerrahi komplikasyonlara daha sık rastlanmakta, ancak uzun dönemde greft ve hasta sağkalımı açısından fark bulunmamaktadır. Öte yandan obeziteye bağlı yağlanma, donör havuzunda daralmaya neden olmaktadır; obez kişilerden alınan karaciğerler genellikle aşırı yağ içerikleri nedeniyle marjinal donör/graft olarak değerlendirilmektedir. İleri evre karaciğer yetmezliği olmayan hastaların zayıflatılması risk profiline olumlu etki etmektedir. Post-transplant dönemde de gerek immunsupresif ilaçların etkisi, gerekse kilo alma ve diğer metabolik faktörlerin etkisiyle steatohepatit rekürensi ve de novo steatohepatit görülebilmektedir. Bu hastalarda diabet, renal hastalıklar ve kardiyak olaylar artmaktadır. Hastaların yakın takibi ve nütrisyonel, medikal, cerrahi yöntemlerle zayıflatılması prognozu olumlu etkilemektedir.

With the rise in obesity and metabolic syndrome, nonalcoholic steatohepatitis related decompensation and hepatocellular cancer will be the leading etiology of liver transplantation in the next 20 years. These patients stay in the waiting list longer than others, and face with cardiovascular events. Starting from early ages, obesity predisposes to post-transplant adverse cardiac, renal, infectious, biliary and surgical complications, and however no adverse effect on patient and graft survival in long term. Fatty liver, decreases the quality of the donor pool, and creates a need to use more marginal donors. Except for advanced disease, weight reduction improves the risk profile. At the post'transplant period with the effect of immunosuppressives, gaining weight and other metabolic factors, recurrent and de novo steatohepatitis may develop that predispose to diabetes, renal and cardiac problems. Nutritional, medical and surgical weight reduction therapies under close surveillance have positive effects on prognosis.