OĞUZ ATAY’IN TUTUNAMAYANLAR ESERİNDE BAŞKİŞİLERİN ÖZNELLİK ARAYIŞI


Creative Commons License

Mutlu H.

Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, cilt.7, ss.45-62, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 7 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.45-62

Özet

Bu çalışmanın amacı Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar isimli eserinin başkişileri olarak nitelendirebileceğimiz Selim Işık ve Turgut Özben karakterleri özelinde özne ve öznellik kavramlarını incelemektir. Bu çalışmada Selim Işık ve Turgut Özben öznellik deneyimleri açısından karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmaktadır. Her iki karakterin öznellik deneyimi Foucault’nun özne ve iktidar ve Althusser’in özne ve ideoloji kavramları çerçevesinde kıyaslanmakta, karakterlerin öznellik arayışlarında ne kadar özgür oldukları sorgulanmaktadır. Çalışmada Turgut Özben karakterinin Selim Işık’ın ölümüne kadar Foucault’cu anlamda bir iktidara tabi olduğu, kendi hareketlerinden sorumlu bir özne olarak öznellik arayışına girişmediği, Selim Işık karakterinin ise en başından beri parçası olmakta zorluk çektiği bu iktidar düzeninin dışında bir öznellik arayışında olduğu savunulmaktadır. Turgut Özben’in içine doğduğu ideolojinin dışına çıkmayı Selim’in intiharına kadar hayal edemediği, Selim Işık’ın ise bu ideolojiyi sorgulamayı seçtiği görülmektedir. Çalışmada Özben’in delirmesi ve Işık’ın intihar etmesi göz önünde bulundurularak öznelliğin ne kadar mümkün olduğu tartışılmaktadır.

The purpose of this study is to analyse the concepts of subject and subjectivity focusing on Selim Işık and Turgut Özben, who could both be positioned as the protagonists of Oğuz Atay’s Tutunamayanlar. These two characters are compared in terms of their experience of subjectivity referring to the Foucauldian concepts of subject and power and Althusserian concepts of subject and ideology. This study basically discusses how free the characters really are in their search of subjectivity. This study argues that Turgut Özben was subjected to Foucauldian power until Selim Işık’s death and never attempted at a quest for subjectivity as a subject responsible for his own deeds. Selim Işık, however, is claimed to have set out on a quest for his own subjectivity. Özben does not get out of the ideology he is born into whereas Işık prefers to question it at the expense of his life. This study discusses the possibility of subjectivity considering Turgut Özben’s insanity and Selim Işık’s suicide.