ACİL SERVİSTE NADİR GÖRÜLEN BİR SALGIN: BOTULİZM


Uz İ. , Karbek Akarca F. , Yılmaz E.

15.TÜRKİYE ACİL TIP KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 21 - 24 Kasım 2019, no.128, ss.265

  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.265

Özet

ACİL SERVİSTE NADİR GÖRÜLEN BİR SALGIN: BOTULİZM

Ece Yılmaz1, İlhan Uz1, Funda Karbek Akarca1

1Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Acil Tıp A.D, izmir, Türkiye

GİRİŞ:

Botulizm, anaerobik, gram pozitif, spor oluşturan çeşitli bakteri suşlarının nörotoksinlerinin neden olduğu,

potansiyel ölümcül bir nöroparalitik hastalıktır.

Bugüne kadar, toksine maruz kalma biçimine göre altı botulizm şekli sınıflanmıştır: gıda kaynaklı botulizm,

bağırsak kolonozisayonuna bağlı infantil ve yetişkin botulizmi; yara botulizmi, terapötik ve kozmetik kullanım

sonucu iyatrojenik botulizm, aerosol haline getirilmiş toksinlerin yanlışlıkla veya kasıtlı olarak salınmasından

kaynaklanan inhalasyon botulizmi(1). Gıda botulizmi, toksinle kontamine olmuş yiyeceğin yenmesiyle

gelişmektedir (2). Hızlı klinik tanı ve bunun için hastalıktan şüphelenmek hastalığın yönetiminde anahtar rol

oynamaktadır. Biz, bu bildiride, acil servisimize farklı zamanlarda, nörolojik semptomlarla başvuran ve nadir

görülen botulizm tanısı ile tedavi başladığımız aynı aileden 3 olguyu sunmak istedik.

Yöntem:

Botilizm tanısı alan aynı aileden üç olgunun acil servis yönetimi tartışılmıştır.

BULGULAR:

Olgu 1: 54 yaşında kadın hasta, bir gün önce başlayan karın ağrısı, kusma şikayetlerine eklenen konuşma

bozukluğu ve çift görme nedeni ile acil servise başvurdu. Fizik muayenesinde, horizontal ve aşağı bakışta

diplopi, pitoz ve disfazi haricinde ek bulgu yoktu. Beyin bilgisayarlı tomografisi (BT), anjio BT’si ve manyetik

rezonans görüntüleme (MRG) normal hastada toksikolojik bulgular açısından anamnez derinleştirildiğinde, bir

gün önce ev yapımı ve kapağı hafif açılmış olan mısır konservesi yediği öğrenildi. Nöroloji ile de konsülte edilen

ve öyküyle botulismus intoksikasyonu düşünülen hastaya hızlıca antitoksin (şikayetleri başladıktan sonraki 24.

saatte) temin edilerek uygulandı. Nöroloji yoğun bakımda, 12 gün entübe izlenen hasta 36.günde şifayla

taburcu edildi.

Olgu 2:30 yaşında kadın hasta (1.olgunun kızı) sağ kol ve bacakta uyuşma şikayeti ile acil servise başvurdu. 3

gün önce annesi ile aynı anda daha az miktarda aynı konserveden yediğini belirtti. Nörolojik görüntülemesi ve

muayenesi olağan olan hastanın geçmişinde Rasmussen ensefaliti öyküsü olduğu için nöroloji konsültasyonu

da istenerek önerilerle taburcu edildi. İki gün sonra yutma güçlüğü ile acil servise tekrar başvuran

hastaya botulinum antitoksini uygulandı. Takipte entubasyon ihtiyacı olmadı. Nöroloji kliniğine yatırılarak

izlenen hasta 20 gün sonra şifa ile taburcu edildi.

Olgu 3: 35 yaş kadın hasta (1.olgunun diğer kızı), 1 haftadır yaygın kas güçsüzlüğü, nefes almada zorlanma

ve çift görme şikayeti ile başvurdu. Çok az miktarda aynı konserveden tüketimi mevcut. Diğer fizik muayene

bulguları normal olan hastanı , tek gözde de diplopisi mevcuttu. Aynı aileden iki kişide botulizm öyküsü olduğu

için 4 günlük acil serviste takip sonrası semptomların gerilemesi üzerine taburcu edildi.

SONUÇ:

Botulizm toksini, periferik sinirlerdeki asetilkolin salınımını geri dönüşümsüz olarak engelleyerek, istemli motor

ve otonomik kas blokajı meydana getirir. Blokaj, kranial sinirlerden ekstremitelere doğru azalan biçimdedir

ve genellikle solunum kasları etkilenmesiyle solunum inhibisyonu görülür. Solunum yetmezliği botulizme bağlı

ölümlerin en önemli sebebidir. Gıda kaynaklı botulizmin prodramal semptomları bulantı, kusma, ağız kuruluğu

ve boğaz ağrısıdır. Nörolojik semptomlar başlangıçta çift görme, pitozis, konuşma bozukluğu, simetrik nörolojik

defisitler, idrar retansiyonu ve konstipasyon olarak ortaya çıkabilir(3). Karsen ve arkadaşlarının, son 35 yılda

Türkiye’de bildirilmiş toplam 95 (57 kadın, 38 erkek) gıda kaynaklı botulizm olgusunu değerlendirdikleri

çalışmada, zehirlenme vakalarının çoğuna neden olan gıdalar yeşil fasulye konservesiydi ve tüm gıdalar ev

yapımı konservelerdi. Çalışmada ,18 hastanın öldüğü ( % 19 mortalite), 77 hastanın tam iyileşme ile taburcu

edildiğini, 56 hastaya, antitoksin verildiğini ve maruziyetten itibaren geçen sürenin ortalama 26.9 saat olduğunu

belirtmişlerdir. Çalışmalarda ve bizim olgularımızda olduğu gibi tanı genellikle geç konulmakta ve tedavi geç

başlanmaktadır. Ayrıca botulizm tanısı çoğunlukla acil servise ilk başvuru sırasında atlanmakta, tanı tekrarlayan

başvurularda veya poliklinikte konulmaktadır (4‐5). Sonuç olarak, tanısal tetkiklerin anlamsız olduğu nörolojik

semptomlarla başvuran hastalarda, özellikle ev tipi konserve gibi şüpheli besin tüketimi öyküsü mutlaka

sorgulanmalıdır. Gıda kaynaklı botulizm hızla ilerleyen ve geciken tanılarda mortalitenin daha yüksek olduğu

acil tıp hekiminin aklına gelmeyen bir hastalıktır. Antitoksin uygulaması, hastanede kalış süresini, mekanik

ventilasyon ihtiyacını ve hastalık progresyonunu azalttığı için endikasyon dahilinde hızlıca başlanmalıdır.

A NAHTAR KELİMELER:Botulizm;Salgın;acil servis