Hedef Kudüs: İngiliz Askeri ve Siyasi Stratejisinde Filistin Harekâtı


Creative Commons License

Karakaş N.

TARIH INCELEMELERI DERGISI, cilt.31, ss.471-487, 2016 (ESCI İndekslerine Giren Dergi)

  • Cilt numarası: 31 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2016
  • Dergi Adı: TARIH INCELEMELERI DERGISI
  • Sayfa Sayısı: ss.471-487

Özet

Osmanlı Ordusu’nun İkinci Kanal Harekâtı’nın (Romani Muharebesi) başarısızlıkla sonuçlanması, Filistin Cephesi’ndeki gelişmeler açısından bir dönüm noktası olmuş ve Britanya ordusunun saldırı imkânı bularak Filistin içlerine ilerlemesine zemin hazırlamıştır. Bununla birlikte, Aralık 1916’da İngiltere Başbakanı olan David Lloyd George, savaşın başından beri Türklere karşı Orta Doğu’da elde edilecek bir başarının Birinci Dünya Savaşı’ndaki müttefik zaferini hızlandıracağına inanmıştır. Zira 2 Nisan 1917 tarihli Savaş Kabinesi görüşmelerinde vurgulandığı gibi, İngiliz ordusunun Filistin içlerine ilerleyişinin ve özellikle de bütün ülkede memnuniyetle karşılanacak olan Kudüs’ün ele geçirilişinin siyasi ve manevi açılardan önemli bir getirisi olacaktı. Filistin seferindeki başarı, askeri kazancın dışında ülkedeki ekonomik çöküntünün etkilerini azaltabilirdi. Bu amaçla taarruza geçen İngilizler, Birinci ve İkinci Gazze Muharebelerinde Türkler tarafından yenilgiye uğratıldığından bu stratejik ve siyasi hedeflerini geçici bir süre gerçekleştirme imkânı bulamamışlardır. Ancak Edmund Allenby’nin bölgedeki Britanya birliklerinin komutanı olarak atanması şartları değiştirmiş ve Lloyd George’un Allenby’den istediği “Noel’den önce Kudüs’ün ele geçirilmesi” hedefi doğrultusunda İngilizler, yaptıkları taarruzlar sonucunda 9 Aralık 1917’de Kudüs’ü ele geçirmeyi başarmışlardır.

The British victory at the Battle of Romani marked a turning point in the campaign of the Middle East. From January 1917 till the end of the First World War, the British were the aggressors to settle in Palestine. On the other hand, from the very outset of the war, the new British Prime Minister in December 1916, David Lloyd George’s conviction that only a military action in the Middle East could hasten an Allied victory in the First World War. The campaign in Palestine combined the two objectives. Great stress was laid on the moral and political advantages to be expected from an advance in Palestine, and particularly from the occupation of Jerusalem, which would be hailed with the utmost satisfaction in all parts of the country. A success in Palestine, quite apart from its purely military aspects, would counteract the depressing influences of a difficult economic situation in Britain. For these purposes British attacked the Gaza, but defeated by the Turks in the First and Second Battles of Gaza, and thus British political and strategic objectives were not achieved temporarily. After Edmund Allenby’s appointment as the commander in chief of the Egyptian Expeditionary Force in June 1917, situation had changed in Palestine. Lloyd George informed Allenby that “he wanted Jerusalem as a Christmas present for the British nation”. In order to capture Jerusalem, Allenby made a decisive attack and the city was conquered by the British on 9 December 1917.