Oral Mukozal Şişlikle Karakterize Minör Tükürük Bezi Tümörleri: 2 Olgu Sunumu


Baydar O. , Önem E. , Alpöz E. , Gümüşel G., Özyiğit Büyüktalancı D.

1. Uluslararası Ağız Kanserleri Kongresi, Eskişehir, Türkiye, 4 - 06 Mart 2020, ss.328

  • Basıldığı Şehir: Eskişehir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.328

Özet

ORAL MUKOZAL ŞİŞLİKLE KARAKTERİZE MİNÖR TÜKÜRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ: 2 OLGU SUNUMU

Oğuzhan BAYDAR1 , Erinç ÖNEM1 , Esin ALPÖZ1 , Güray GÜMÜŞEL1 , Dilara ÖZYİĞİT BÜYÜKTALANCI2

  1. Ege Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi
  2. Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı

Giriş Amaç: Tükürük bezi tümörleri, baş ve boyun tümörlerinin %3’ünü oluşturur. Minör tükürük bezi (MiTB) tümörleri ise tükürük bezi tümörlerinin %15-25’ini kapsamakta ve büyük tükürük bezi tümörlerinin aksine yüksek malignite riski taşımaktadır. Bu sunumda MiTB’den köken alan kanaliküler adenom ve duktus karsinomu olgularının klinik önemi tartışılmakta ve tükürük bezi tümörlerinin erken tanısında diş hekiminin önemli rolü vurgulanmaktadır

Olgu Tanımlaması: Olgu sunumunda kliniğimize oral mukozadaki şişlik nedeniyle başvuran ve miTB tümörü tanısı alan iki hastanın ayırıcı tanısı farklı görüntüleme yöntemleriyle tartışılmaktadır.

Bulgular: Olgu 1: Üst dudakta şişlik nedeniyle kliniğe başvuran 66 yaşındaki erkek hastanın ekstra-oral muayenesinde üst dudağı yukarı kaldıran labial mukozada endure şişlik gözlendi. Yapılan radyolojik incelemede kemikte herhangi bir destrüksiyon görülmezken, ultrasonografik (USG) tetkiklerde sınırları belirgin hipoekoik alan içerisinde, heterojen ekojenite görüldü. Nazolabial kist ön tanısıyla yapılan biyopsi kanaliküler adenom olarak sonuçlandı.

Olgu 2: Protez irritasyonu nedeniyle kliniğe başvuran 64 yaş erkek hastanın, intra-oral muayenesinde 35 nolu diş bölgesine komşu bukkal mukozada yüzeyi ülsere, palpasyonda sert, ağrısız nodüler yapı gözlendi. USG incelemede sınırlı belirgin olmayan hipodens alan içerisinde, multifokal anekoik alanlar izlendi. Histopatolojik incelemede lezyon, duktus karsinomu tanısını aldı.

Tartışma-Sonuç: MiTB tümörleri temel olarak damak (%50), dudaklar (%15), yanak mukozası (%12), dil (%5) ve ağız tabanında (%5) bulunurlar. Oral mukozada izlenen ağrısız yumuşak doku şişliklerinin ayrıcı tanısında; MiTB tümörler, yüksek malignite riskleri nedeniyle göz önünde bulundurulmalıdır. Yumuşak doku şişliklerinin kesin tanısında USG değerlendirme öncelikli olarak uygulanarak, histopatolojik inceleme ile desteklenmelidir. Malign olgularda ise Pozitron Emisyon Tomografisi gibi ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulması önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Minör tükürük bezi, ultrasonografi, ayırıcı tanı 

MINOR SALIVARY GLAND TUMOR PRESENTING AS ORAL MUCOSAL SWELLINGS: 2 CASE REPORTS

Oğuzhan BAYDAR1 , Erinç ONEM1 , Esin ALPOZ 1 , Güray GUMUSEL1 , Dilara OZYIĞIT BUYUKTALANCI2

  1. Ege University, Faculty of Dentistry,
  2. Ege University, Faculty of Medicine, Deparment of Pathology

Objectives: Salivary gland tumors comprise 3% of head-neck tumors. Mınor salivary gland (MSG) tumors constitute 15-25% of all salivary gland tumors. Also in contrast with major salivary glands, MSG tumors show more malignancy. In this case report clinical importance of canalicular adenoma and ductus carsinoma is discussed and the crucial role of dentists in early diagnosis of MSG tumors is emphasized.

Case Description: In this case report, effect of various imaging modalities on differential diagnosis of oral mucosal swellings diagnosed as MSG tumor is presented.

Result: Case-1: 66-year-old male admitted to to clinic with a swelling on upper lip. Extra-oral examination revealed hard lump in labial mucosa, which raised upper lip. Radiological examination showed no bone destruction, whereas USG showed a heterogenic echogenity within a deliminated hypoechoic area. Biopsy with a preliminary diagnosis of nasolabial cyst resulted in canalicular adenoma.

Case-2: 64-year-old male presented to clinic with a large irritation fibroma. Examination revealed a ulcerated surface of the buccal mucosa, and a firm, painless nodular structure on palpation. USG showed hipoechoic multifocal anechoic areas with ill defined borders. The lesion was defined as ductus carcinoma on biopsy.

Conclusion: Most common site of MSG tumors is palatina followed by lips, buccal mucosa, tongue and floor of mouth. In differential diagnosis of painless soft tissue swellings; MSG tumors should be considered because of high malignancy risks. USG evaluation should be supported with histopathology in definitive diagnosis of soft tissue swellings and advanced imaging methods is recommended in malignant cases.

Keywords: Minor salivary gland, ultrasonography, differential diagnosis