Sokak yaşantısı olan-olmayan madde kullanım bozukluğu olan ergenlerin klinik ve sosyodemografik özellikleri


Creative Commons License

Yüncü Z. , Özbaran N. B. , Altıntoprak A. E. , Aydın C. , Coşkunol H.

Türkiye de Psikiyatri Dergisi , no.1, ss.37-43, 2007 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2007
  • Dergi Adı: Türkiye de Psikiyatri Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.37-43

Özet

Amaç: Son yıllarda ülkemizde sokakta yaşayan ve çalışan çocukların sayısında belirgin bir artış olmuştur. Çocuk ve ergenlerde her ne sebeple olursa olsun sokak yaşantısının başlaması sonucunda çocukların sosyal destek sistemleri zayıflar. Sokağın olumsuzlukları onları daha fazla etkisi altına alır. Bu çalışmada sokak yaşantısı (SY) olan ve olmayan ve madde kullanım sorunu olan ergenleri bazı klinik ve sosyodemografik özellikler açısından değerlendirerek bu iki grup arasındaki olası farklılıkları belirlemeyi amaçladık. 


Yöntem: Ege Üniversitesi Çocuk ve Ergen Alkol, Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne (EGEBAM) Eylül 2003 ile Kasım 2005 tarihleri arasında başvuran tüm hastaların dosyaları tarandı. Bu olgulardan yalnızca sigara içenler ve herhangi bir madde kullanmayanlar çalışmaya alınmadı. Önceden tarafımızca hazırlanmış olan bazı klinik ve sosyodemografik özelliklerin sorgulandığı bilgi formu dolduruldu. İstatistiksel değerlendirme için SPSS?11 paket programı kullanıldı. 


Bulgular: Dosya taraması sonucunda 328 olguya ulaşıldı. Bu olguların 20'si sigara dışında herhangi bir bağımlılık yapıcı madde kullanmadıkları için çalışmaya alınmadı. 308 olgunun %39.6?sının SY olduğu, %60.4'ü nün SY olmadığı belirlendi. Bu grupları cinsiyet, (0.046), madde kullanmaya başlama yaşı (0.000), ilk tedaviye başvurma yaşı (0.000), sigaraya başlama yaşı (0.015), 2, 3, 4, 5 kardeşi olması (sırasıyla 0.014, 0.001, 0.002, 0.011); ebeveynlerin evli ve ayrı olması (0.000); anne ve babanın 0?5 yıl arasında ya da 6 yıl ve daha çok eğitim alması (sırasıyla 0.006, 0.000); babanın sağ-ölü olması (0.048); okul yaşamından kopma, okulda sene kaybı (0.000); kullanılan madde türü (esrar-0.001-, uçucu-0.000- ve alkol-0.000-); suç unsuru olabilecek davranışların olması (0.000) açısından değerlendirdiğimizde gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Bununla birlikte ailede madde kullanım öyküsü (0.775) ve ilk maddeye başlama ile tedaviye başvurmaya kadar geçen süre (0.354) açısından değerlendirildiğinde fark istatistiksel anlamlılık düzeyinde değildir. 


Sonuç: Çocuk ve ergenler çok farklı nedenlerle madde kullanmaktadır. SY bu nedenlerden birisidir. SY olan ve olmayan ergenleri değerlendirdiğimizde hem klinik hem de sosyodemografik özellikleri açıdan önemli farklılıkları olduğu saptanmıştır. Yineleyen çalışmalarla bu farklılık daha da aydınlatılmalıdır.