Resimden Edebiyata Kadın ve Kedi


Creative Commons License

Çağın Ş.

Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.17, ss.209-226, 2019 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 17 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.18026/cbayarsos.530518
  • Dergi Adı: Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.209-226

Özet

Kediler, eski çağlardan beri pek çok şeyin sembolü olmuş, bazen eski Mısır’da olduğu gibi kutsal sayılıp tapılmış, bazen de Ortaçağ Hıristiyan dünyasında şeytanla işbirliği halinde olduğu düşünülen kadınlarla birlikte katledilmiştir. Değişik kültürlerde bakışından rengine, cinsine, yaşayış şekline kadar kediye çok çeşitli anlamlar yüklenmiştir. Zıt duygular içeren ikiliğiyle, uyuşukluktan çılgınlığa geçen beklenmedik sıçrayışlarıyla, kararsız ruh halinin oyunlaştırmalarıyla kedinin gizemli tarafına sürekli dikkat çekilmiştir. Goya, Manet gibi ressamlar kadınların dişiliğini, özgürlüğünü, karanlık taraflarını kedi resimleriyle vurgulamaya çalışmışlardır. Türk edebiyatında kadın ve kedi ilişkisi, bizim bu çalışmada üzerinde duracağımız Samipaşazade Sezai, Tevfik Fikret, Halit Ziya, Hüseyin Rahmi, Yakup Kadri, Behçet Necatigil, Nazım Hikmet, Cahit Külebi gibi yazar ve şairlerin dışında başka sanatçılar tarafından da ele alınmıştır. Kadının kediyle ilişkilendirildiği eserlerde daha çok vefasızlık, tekinsizlik, hırçınlık gibi kötücül duygular ön plana çıkarılmıştır.