RELAPS/ REFRAKTER TÜMÖRLERDE MOLEKÜLER ’’PROFILING’’ SONUÇLARIMIZIN ANALIZI VE HASTAYA KATKISI


Creative Commons License

Ataseven E. , Biray Avcı Ç. , Önen Göktepe Ş. Ş. , Selvi Günel N. , Ertan Y. , Bolat E. , ...More

XXI. Ulusal Pediatrik Kanser Kongresi, Antalya, Turkey, 24 - 28 November 2021, pp.77

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.77

Abstract

Amaç : Günümüzde tümörlerdeki spesifik genetik değişimleri belirleyerek her hastanın tümöründeki hedeflere özgü, bireyselleştirilmiş tedavi (precision oncology) vermek mümkündür. Ancak bu tedavilerin çocukluk çağı kanserlerindeki yeri ve etkinliği halen tartışmalıdır. Burada kliniğimizde izlediğimiz relaps/refrakter tümörü olan hastalarda tümör dokularında saptanan genetik değişiklikler ve genetik değişikliğe yönelik başlanan tedaviler sunulmuştur. Yöntem : Olguların parafine gömülü tümör dokularından DNA izolasyonu gerçekleştirildi. Uygun örnekler klonal amplifikasyon ve sekans işlemlerine tabi tutularak yeni nesil sekanslama işlemi gerçekleştirildi. Belirlenen varyant ve/veya kopya sayısı değişimlerinin (CNV) patojenik özelliği değerlendirildi. Bulgular : Son 1 yılda kliniğimizde izlenen relaps/refrakter SSS tümörü ve sarkom tanısı olan 25 hasta değerlendirildi.Olguların 13’ü kız (%52), 12’i erkek(%48)’di.Ortanca tanı yaşı 6,5 yaş (2,5-16,5 yaş)idi. Hastaların 16’ sı SSS tümörü tanısı almıştı. Hastaların dağılımı; medulloblastom(n=2), düşük dereceli astrositom(n=4) , yüksek dereceli astrositom(n=8), ependimom(n=1) ve ATRT(n=1) idi. Diğer 9 hasta rabdomyosarkom(n=5), Wilms tümörü(n=1), hepatoblastom(n=1), Ewing sarkom(n=1), alveoler soft part sarkom(n=1) tanıları ile izlenmekte idi. SSS tümörü olan 7 hastada (%43,7) patojenik ve/veya olası patojenik varyant ve/veya CNV tespit edildi. CNV açısından değerlendirildiğinde NF1 delesyonu (n=3) belirlendi. Klinik anlam taşıyan varyantlar ise SMARCA4 (n=3), ARID1A(n=3), KMT2D(n=2), MSH(n=2), EGFR(n=1), FGFR3(n=1), MTOR(n=1) mutasyonları tespit edildi. SSS tümörü dışındaki tümörlerde 6 hastanın(%66,7) tümör dokusunda patojenik ve/veya olası patojenik varyant ve/veya CNV saptandı. CNV açısından NF1 delesyonu(n=3) ve MET amplifikasyonu(n=1) belirlenmiştir. Klinik anlam taşıyan varyantlar ise PTCH1(n=2), PIK3CA(n=1), SMARCA4(n=1), KRAS(n=1), RAC(n=1), MAX(n=1) mutasyonları olarak tespit edildi. KRAS ve NF1 mutasyonu olan relaps rabdomyosarkomlu bir hastaya trametinib, EGFR mutasyonu olan anaplastik astrositomlu bir hastaya afatinib, MET amplifikasyonu saptanan relaps rabdomyosarkomlu bir hastaya krizotinib, RAC ve MAX mutasyonu olan relaps Wilms tümörlü bir hastaya regorafenib tedavisi başlandı. Sonuç : Merkezimizde son 1 yıl içinde 25 hastada yaptığımız moleküler değerlendirmede tümör dokularındaki mutasyon oranlarının gerçekten yüksek olduğunu saptadık. Ancak hedefe yönelik ilaçların ve ilaç çalışmalarının kısıtlı olması nedeni ile her hastaya tedavi başlanamadı. Tedavi başlanan hastalarda ise tedavilerin etkinliği zaman içinde değerlendirilebilecektir.