Alt orta hat insizyonu ile yapılan bilateral üreterolitotomi: olgu sunumu


Bağcı U. , Arusoğlu İ. Z. , Çayırlı H. , Tekin A. , Ulman İ.

29. Ulusal Üroloji Online Kongresi, 17 - 21 Kasım 2020, ss.314

  • Sayfa Sayıları: ss.314

Özet

Giriş Son yıllarda pediatrik popülasyon üriner sistem taş hastalığı insidansında artış gözlenmektedir. Ülkelerin gelişmişlik durumuna göre oranlar % 1-15 arasında değişmektedir. Çocuklarda üriner sistem taş tedavisinde amaç mümkün olan en minimal invaziv yöntemlerle taşsızlık sağlamak ve yeni taş gelişimini önlemektir.
Olgu 1,5 yaşında erkek hasta bilateral hidronefroz, üreteronefrolitiazis ve akut böbrek yetmezliği tanıları ile acil servise başvurdu. Hemen üretererenoskopi (URS) yapılıp, her iki üretere çift J stent yerleştirildi. Kimyasal analizde taş içeriği, sistin-oksalat olarak rapor edildi. Bilgisayarlı tomografi (BT) ile sağ renal pelviste 2 taş, sağ üreterde 2 taş, sol renal pelviste 1 taş ve sol üreterde 4 taş saptandı (Şekil 1). Alt orta hat insizyonu yapılıp, transperitoneal olarak üreterler mobilize ve diseke edildi (Şekil 2). Üreter insizyonları her iki üreterin iliak çapraz düzeyinin hemen distal kısmından yapıldı. Üreterorenoskop eşliğinde basket kullanılarak sol üreterden 4 adet taş ve sağ üreterden 2 adet taş çıkarıldı (Şekil 3). Her iki renal pelviste bulunan taşlar, üreteropelvik bileşkeden daha büyük olduğu için bilateral pelvilitotomi yapıldı. Ulaşılabilen tüm taşlar çıkarıldıktan sonra bilateral çift J stent yerleştirildi. Postoperatif direkt üriner sistem grafisinde sağ böbrek alt kaliksinde ulaşılamayan 12 mm boyutlu tek bir taş kaldığı görüldü (Şekil 4).
Sonuç Enstrümanların geliştirilmesi ve radyolojik yöntemlerin kolay uygulanabilirliği nedeniyle taşlar daha küçük boyutlarda endoskopik olarak tedavi edilebilmektedir. Açık taş cerrahisi seçilmiş vakalarda uygulanmalıdır. Bu olguda endoskopik cerrahi ile daha fazla müdahale gerekeceğinden, 5 cm'lik tek bir alt orta hat insizyonuyla açık taş cerrahisi uygulanarak 9 taştan 8'i başarıyla çıkarıldı.
Anahtar Kelimeler: açık taş cerrahisi, alt orta hat insizyonu, pediatrik popülasyon


Introduction In recent years, an increase in the incidence of urinary stone disease is observed in the pediatric population. Rates alters between 1-15 % according to the development status of the regions. The aim of management is to provide a stone-free system with the least invasive methods possible and to prevent recurrences.
Case A 1,5-year-old patient was admitted to emergency service with diagnosis of bilateral hydronephrosis, ureteronephrolithiasis, and acute renal failure. Double J stents were placed immediately by URS. Chemical analysis revealed the stone content as cystine-oxalate. Two stones in the right renal pelvis, 2 stones in the right ureter, 1 stone in the left renal pelvis and 4 stones in the left ureter were identified by computerized tomography (CT) (Figure 1). Ureters were dissected and mobilized transperitoneally via infra-umbilical midline incision (Figure 2). Ureteric incisions are made at the distal part where both ureters lie over iliac vessels. Four stones from the left ureter and 2 stones from the right ureter were taken out with ureterorenoscope using the grasping basket (Figure 3). Pelvilithotomies were made as stones were bigger than ureteropelvic junction. After removing all stones, bilateral double J stents were placed. Only a 12 mm inaccessible stone in the lower calyx of right renal unit was seen in the postoperative direct graphy (Figure 4).
Conclusion Due to the enhancement of instruments and applicability of radiological imaging, urinary stones can be treated endoscopically, especially when they are small in size. Open stone surgery should be reserved for selected cases. In this case, we were treated 8 of 9 stones with open surgery via a single lower midline incision of 5 cm since more interventions would be needed by endoscopic surgery.
Keywords: lower midline incision, open stone surgery, pediatric population