İnfantil nöroblastomu taklit eden intradiyafragmatik ekstrapulmoner sekestrasyon


Dökümcü Ü. Z. , Şakul G. , Özcan C. , Erdener H. A.

37. Ulusal Çocuk Cerrahisi Kongresi, Ankara, Türkiye, 15 - 19 Ekim 2019, ss.355-356

  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.355-356

Özet

Amaç: Intradiafragmatik pulmoner sekestrasyonlar nadir görülür ve bu hastalarda ayırıcı tanı

güçlüğü nedeniyle cerrahi yaklaĢıma karar vermek zorlayıcı olabilir. Bu çalıĢmada, adrenal

nöroblastomu taklit eden bir intradiafragmatik sekestrasyonlu hastanın sunulması

amaçlanmıĢtır.

Olgu: 4 aylık erkek, intrauterin tanılı sol adrenal nöroblastom ön tanısı ile baĢvurdu. Postnatal

MRI da sol toraks kavitesine uzanan 3 cm'lik kitle saptandı. Tümör markerları normal

sınırlardaydı. Hastanın TPOG-‗‘bekle ve gör‘‘ protokolüne göre izlemi sırasında kontrol

ultrasonografide kitle boyutlarında artıĢ saptanması üzerine cerrahi eksplorasyon kararı

verildi. Toraksa uzanım dolayısı ile torakoskopik yaklaĢım tercih edildi. Eksplorasyonda

saptanan intradiafragmatik kitle total olarak eksize edildi. Postoperatif komplikasyon

görülmedi. Histopatolojik değerlendirme intradiafragmatik pulmoner sekestrasyonu tanısını

doğruladı.

Sonuç: Toraksa uzanan sol üst kadran kitlelerinde intadiafragmatik ekstrapulmoner

sekestrasyon akılda tutulmalıdır. YaklaĢım olarak torakoskopi bu hastalarda mükemmel

ekspojur ve cerrahi giriĢim kolaylığı sağlar.

Aim: Intradiaphragmatic extrapulmonary sequestrations are rare and decision-making for the

type of approach in these patients may be challenging due to unclear differential diagnosis.

We aimed to present a patient with intardiaphragmatic pulmonary sequestration mimicking an

infantile adrenal neuroblastoma.

Case: A 4-month old boy was admitted due to prenatally diagnosed left adrenal

neuroblastoma. Postnatal MRI revealed a 3 cm mass that protruded in the left thoracic cavity.

Tumor markers were within normal limits. He was managed conservatively according to wait

and see protocol initially. Control ultrasonographic evaluation revealed increased mass size

and thus surgical exploration was warranted. Due to thoracic protrusion, thoracoscopic

approach was preferred. Surgical exploration revealed an intradiaphragmatic mass that was

totally excised. Postoperative period was uneventful. Histopathological evaluation confirmed

the diagnosis of intradiaphragmatic pulmonary sequestration.

Conclusion: Extrapulmonary intradiaphragmatic sequestration should be kept in mind in

differential diagnosis of patients with left upper quadrant masses with thoracic protrusion.

Thoracoscopy provides perfect exposure of the field and ease of the surgical intervention.