Çevre Bilinci


KIRILMAZ L.

Ege Üniversitesi, İzmir, 2018

  • Basım Tarihi: 2018
  • Yayınevi: Ege Üniversitesi
  • Basıldığı Şehir: İzmir

Özet

İçinde yaşadığımız Çevrenin tamamen maddi kaygılarla sadece ülkemizin değil dünyanın da en önemli sorunu haline geldiğini hepimiz görüyor ve hissediyoruz. Oysa sağlıklı yaşam, temiz hava ve temiz su, doğanın güzelliği, yaban hayatı ve yerkürenin doğal temizlenmesi, yenilenmesi ve geri dönüşüm süreçleri gibi temel şeyler hiçbir zaman parayla ölçülemez.

 

Dünyamız milyonlarca türe ev sahipliği yapmaktadır. Bu türlerden sadece bir tanesi ona hükmediyor: BİZ. Gereksinim ya da isteklerimizi karşılamak için diğer canlılara da mümkün olan en az zararı verecek yöntemi seçmeliyiz. Doğayı, bulduğumuz halinden iyi bir halde bırakamıyorsak, en azından bulduğumuz kadar iyi bir durumda bırakmalıyız.

 

Zekâmız ve faaliyetlerimiz gezegenimizin neredeyse her noktasında değişikliklere yol açmış durumda. Aslında karşımıza çıkan bütün küresel sorunların kaynağını oluşturan ve bu sorunlara ivme kazandıran da yine zekâmız ve faaliyetlerimizdir. Bu sorunların her biri, bizler 10 milyarlık bir nüfusa ulaşma yolunda ilerlerken hızlı bir şekilde artmaktadır.

 

Dünyanın doğal süreçleriyle uyum içinde çalışarak tüm dünyanın kendini sürdürebilmesine yardımcı olmadığımız sürece, sürdürülebilir ekonomik gelişme veya sağlıklı toplumlara sahip olamayacağımızı da bilmemiz gerekir.

 

Dünyanın sürdürülebilmesi ise, kişisel olarak her birimizin çevre konusunda dürüst olmamızı gerektirir. Bunu, yasalar istediği için değil, doğru olduğu için yapmalıyız. Bu bizim, kendimize, çocuklarımıza ve torunlarımıza, komşularımıza ve Dünyaya karşı olan sorumluluğumuzdur.

 

İnsan yaşamına saygı göstermek ve onu yüceltmek, bizi ve diğer türleri besleyen Dünyaya saygı göstermeye dayalıdır. Bunu sadece, bizim yaşamımızı sürdürmeye yardımcı olduğu için değil aksini yapmak yanlış olduğu için de yapmalıyız.

 

 

 

 

 

Çevrenin daha iyi anlaşılması, çevre-insan ilişkileri kapsamında bilimsel düzeyde çalışmaların yapılabilmesi üniversite düzeyinde olasıdır. Üniversite öğrencileri toplumun potansiyel önderleri ve karar vericileri olduklarından, bu düzeyde yapılacak eğitim ve bilinçlendirmenin de önemi büyüktür.

 

Norman Cousins’in söylediği gibi, “Eğitim sisteminin birinci hedefi, gençlerimizi meslek yaşamlarına hazırlamak değil, yaşama karşı bir saygı geliştirebilecek duruma getirmek olmalıdır.

 

Eğer bunu başarırsak, şimdi düşleyip umut ettiğimiz şeyler olanaklı hale gelir. Fakültemiz eğitim programına eklenen ÇEVRE BİLİNCİ dersinin temel amacı da budur.  

 

Fakültemizden mezun olacak öğrencilerimizin öncelikle yaşama saygılı birer birey olarak mezun olmaları hepimizin en büyük hedefi olmalıdır.

 

Unutamadığım bir anımı da burada anlatmak istiyorum. Çevre bilinci dersi final sınavımda öğrencilerime “Dünya Çevre Günü her yıl hangi tarihte kutlanır? “ diye sormuştum. Bir öğrencimin bu soruya verdiği cevap aynen şöyleydi: “Hangi tarihte kutlandığını bilmiyorum ancak çevre gibi önemli bir konunun yılda sadece bir gün değil, her gün hatırlanması gerektiğini düşünüyorum”. Öğrencimi tebrik ettim ve en doğru cevabın da bu olduğunu söyledim.

 

Çünkü Çevre sorumluluğu, sadece Dünya Çevre Günü ya da Çevre Haftasında hatırlanacak bir sorumluluk olmamalıdır. Yaşamımızın her anında çevreye olan sorumluluğumuzun bilincinde olmalıyız.