Radyografide Nöral Tümörü Düşündüren Santral Dev Hücreli Granülom: Olgu Sunumu


Baydar O. , Koca H. , Tuğsel E. Z. , Sezak M.

26. İzmir Dişhekimleri Odası Uluslarası Bilimsel Kongre ve Sergisi, İzmir, Türkiye, 6 - 08 Kasım 2019

  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye

Özet

RADYOGRAFİDE NÖRAL TÜMÖRÜ DÜŞÜNDÜREN SANTRAL DEV HÜCRELİ GRANÜLOM: OLGU SUNUMU

Oğuzhan Baydar1, Hüseyin Koca2, Zuhal Tuğsel1, Murat Sezak3

1Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı İzmir, Türkiye

2Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İzmir, Türkiye

3Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı İzmir

Amaç

Mandibulada santral dev hücreli granülom (SDHG) olgusuna ait radyolojik bulguların ve ayırıcı tanıların sunulması.

Olgu Tanımlaması

SDHG asemptomatik, yavaş seyirli olarak izlenebileceği gibi agresif ve kemik destrüksiyonuna yol açan bir patoloji olarak da gözlenebilir. Benign çene lezyonlarının %7’sini oluşturan bu lezyonların tedavisinde kemik greftleri, rezeksiyon ya da radyolojik takip önerilmektedir. Muayene sırasında rastlantısal olarak saptanan ve radyografik takibe alınan SDHG olgusu sunulmaktadır.

Bulgular

59 yaşındaki erkek hasta protezlerinin yenilenmesi isteğiyle başvurdu. Anamnezde sistemik hastalık/ilaç kullanımı saptanmadı. Ekstraoral muayene olağandı. İntraoral muayenede hijyenik olmayan sabit protezler ve kısmi diş eksikliği gözlendi. Ortopantomografide 46 no’lu diş bölgesinde multiloküler, sınırları belirsiz, mandibular kanaldan alveoler krete uzanan litik lezyon izlendi. Hasta yakınmasının bulunmadığını belirtti. Bölgede geniş mandibular kanal yapısı izlenmesi nedeniyle ön tanıya nöral benign tümörler de dâhil edildi. Dental volümetrik tomografi’de (DVT) lezyonun mandibular kanalı etkilemediği, kanal üst duvarıyla yakın ilişkili olduğu saptandı. Kortikal sınır içermeyen lezyon içerisinde dik septa yapısı izlendi. Lezyonun bukko-lingual çapı 12.5mm, vertikal çapı 7.5mm ölçüldü, hafif ekspansiyon izlendi. Histopatolojide hemosiderin içerikli makrofajlar, reaktif kemik dokusu izlenen olgu SDHG olarak tanılandı. Brown tümörü ekarte etmek amacıyla hastadan biyokimya tetkikleri ve tüm vücut kemik tarama istendi. İncelemelerde iskelet sisteminde litik lezyon belirlenmedi, kalsiyum ve paratiroid hormon seviyeleri normaldi.

Sonuçlar

Lezyonun mandibular kanalla komşuluğu göz önüne alınarak hastanın radyografik kontrol altında tutulmasına karar verildi. Hastanın 6. ay kontrolünde lezyonda değişiklik izlenmedi. Kemik içi lezyonların görüntülenmesinde süperpozisyonları önlemesi, üçüncü boyuta ve anatomik komşuluklarla ilgili bilgi vermesi ve ekspansiyon miktarının belirlenebilmesi nedeniyle 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri tercih edilmelidir. Olgumuzun DVT görüntülerinde lezyonun mandibular kanalla direk ilişkili olmadığı belirlenmiş ve biyopsi işlemi buna göre planlanmıştır. SDHG ve hiperparatiroidizmde görülen Brown Tümör histolojik olarak benzer özellikler sergilemeleri nedeniyle, ayırıcı tanıda biyokimyasal testler önem taşımaktadır. Hastamızın biyokimya tetkiklerinin ve tüm vücut kemik grafilerinin herhangi bir patoloji içermemesi nedeniyle olgu SDHG olarak tanılanmıştır.

CENTRAL GIANT CELL GRANULOMA MIMICING NEURAL TUMOR IN RADIOGRAPHIC EXAMINATION: CASE REPORT

Oğuzhan Baydar1, Hüseyin Koca2, Zuhal Tuğsel1, Murat Sezak3

1Ege University, Faculty of Dentistry, Department of Maxillofacial Radiology,  

2Ege University, Faculty of Dentistry, Department of Maxillofacial Surgery,

3Ege University, Faculty of Medicine, Deparment od Pathology

Aim

To present radiographic findings and differential diagnosis of central giant cell granuloma (CGCG) in mandible.

Case Description

CGCG may present as an asemptomatic, slow growing lesion or as aggressive pathology with bone destruction. They constitute 7% of benign pathologies, treatment includes grafts, resection or follow-up. CGCG case detected coincidentally during examination which was placed on follow-up is presented. 

Results

59-year-old male patient applied to renew his prothesis. No systemic diseases/medication was recorded. Extraoral findings were normal. Dentures with poor oral hygiene and tooth deficiency was detected. Orthopantomography revealed multilocular, poorly-defined lytic lesion extending from mandibular canal to alveolar crest around tooth 46 region. Patient declared no symptoms. The widening of canal suggested neural tumors for preliminary diagnosis. The lesion was not related to canal on dental volumetric tomography (DVT), a proximity with canal’s superior wall was observed. Septa formation was identified with no cortical borders. The lesion dimensions were 12.5mm and 7.5mm buccolingually and vertically, expansion was detected. Macrophages with haemosiderin, reactive bone tissue was observed during histopathology, the case was diagnosed as CGCG. To rule out Brown tumor, biochemical examination and full-skeletal radiographic survey was requested. No lytic bone lesion was detected in skeletal system, calcium and parathyroid hormone levels were normal.  

Conclusions

Considering anatomical proximity of lesion and mandibular canal, radiographic follow-up was recommended. No differences were observed on 6th month control. Three-dimensional imaging eliminates superimpositions, provides information on third dimension, anatomical proximity and level of expansion and should be preferred for imaging of intrabony lesions. The lesion was not related to canal on DVT and biopsy was planned accordingly. Since CGCG and Brown tumor present similar histological features, biochemical tests are important for differential diagnosis. The biochemical examination and skeletal survey radiographic findings were normal and the case was diagnosed as CGCG.