BİLİMSEL TAHAKKÜME KARŞI BİREYSELLEŞME: KOPYA BEDENLER VE THE ISLAND


Favaro A.

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Düşünceler Hakemli E-Dergisi, ss.10-22, 2017 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Düşünceler Hakemli E-Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.10-22

Özet

Özellikle 1990'lı yılların sonlarından itibaren çekilen bilim kurgu filmlerinde, teknolojinin beraberinde getirdiği değişimlerin daha çok, insanların bu teknolojileri kullanma biçimlerinin sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillenmesi; iktidar ve denetim amaçlı olması nedeniyle kötü sonuçlara yol açtığı düşüncesi hâkimdir. Genetik mühendisliği alanındaki bilimsel ilerlemenin ve teknolojinin büyük bir şirketin tekelinde beden ve zihin üzerinde bir tahakküm mekanizmasına dönüşmesine dayanan, 2005 tarihli, A.B.D. yapımı The Island (Ada, Michael Bay), Hollywood aksiyon ve bilim kurgu sinemasının, tarihsel ve toplumsal meseleleri, bu meselelerin arka planını ve bağlamını devre dışı bırakarak, belli kötücül figürlere ve cesur kahramanlara odaklanma yoluyla işlediği anlatıların bir örneğini oluşturur. Filmde karakterlerin bir tahakküm sistemi ile mücadele etmesi, serbestliğin ve farklılaşmanın bulunmadığı anonim bir kolektiviteden kurtuluşa denk düşer. İnsanların bilimi ve teknolojiyi kullanım biçiminin; seçme özgürlüğünün, hazzın ve bireysel farklılığın yok edildiği zora dayalı bir konformizme yol açmasına dayanan anlatı, kimlik ve bellek kaybının, sosyalist bir evren ile ilişkilendirilmesine zemin hazırlar. Ancak bu görünüm, aynı zamanda teknolojinin ve sanal evrenin giderek daha çok belirlediği küresel kapitalizm çağında belleğin, kimliğin, otantikliğin yitirilmesinden ve tek tipleşmeden duyulan kaygı ile ilişkili olarak da okunabilir.