Bir Bizans İmparatoriçesi: Zoe


Maktal Canko D. Y.

Kadın Hayatları Yazmak Sempozyumu, İstanbul, Türkiye, 19 - 20 Nisan 2014, ss.29

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.29

Özet

Bizans kiliselerinin duvarlarında, el yazmalarının sayfalarında, kronikçilerin tasvirlerinde; şatafatlı giysilerin içinde vakur, gururlu duruşları ile üzüntülerine, sevinçlerine, hırslarına tanık olduğumuz Bizans kadınlarının sırları, 19.yüzyılın sonlarında çözülmeye başlanmıştır. 

    Bu araştırmalar ışığında keşfedilen kadınlardan biri de imparatoriçe Zoe'dir. 11. yüzyıla damgasını vurmuş Bizans Tarihi’nin en parlak dönemlerinden biri olan Makedonya Hanedanı'na mensup İmparatoriçe Zoe, dönemin kronikçilerinden Psellos'un tasviriyle odasını demirci dükkanına benzetecek kadar parfüm ve çeşitli merhemler yaparak zamanını geçiren; açık havadan pek hoşlanmayan; kadınların yaptığı işlerle de pek ilgilenmeyen; aşırı dindar, hayırsever ama gaddar; kıskanç ama bir o kadar da çapkın bir kadındı. Çapkınlığı; imparatoriçe olarak tahta sahip çıkabilmek adına 3 kez evlenmiş olmasından ve evli olmasına rağmen sarayda aşk yaşamaktan çekinmemesinden kaynaklanıyordu. Gaddarlığı; babası gibi ufak bir hata yapanın bile gözlerinin oyulması emrini hiç çekinmeden vermesine dayanıyordu.  Hatta, kendisine karşı ilgisini ve sevgisini yitiren ilk kocası III. Romanos'un hamamda boğdurulması emrini verecek kadar gaddardı. Hayırseverdi, hazine kaynaklarının erimesi pahasına her zaman halkına yardım ederdi; hatta, 60 yaşın üzerindeyken evlendiği 3. kocasının isteği üzerine kocasının metresinin de sarayda yaşamasına izin vermişti. Bu izninin nedenini hiçbir zaman bilemeyeceğiz; ancak, şurası bir gerçek ki; İmparatoriçe Zoe, bu kararını halkının karşı çıkışına, toplumsal düzenin sarsılmasına rağmen vermişti.

     İmparatoriçe Zoe, verdiği kararlar ile döneminin sosyal ve siyasal olaylarında etkin rol oynamış ve bir imparatorluğa yön vermiş renkli bir kişilikti. Bu bildiride, Zoe'nin renkli kişiliğinin ve özel yaşamındaki çalkantıların Bizans İmparatorluğu'nun sosyal ve siyasal yaşamına etkisi incelenirken; İmparatoriçe Zoe'nin yaşamı özelinde Bizans toplumunda kadınların özellikle de imparatoriçelerin yaşamı ve imparatorluğa etkileri ele alınacaktır.

Empress Zoe belonging to Macedonia Dynasty one of the most glorious periods of the history of the Bizantine which made its mark in 11th century by the narrative of Psellos, one of the authors of the period, was the woman who wasted her time with making perfumes and various ointments as if her room was the blacksmith's shop and  never liked open air  and gave short change to women deeds, religionist, charitable, grim, jealous, but also a coquettish woman. Her coquetries was arisen from in name of getting throne was married three times and in despite of being married, never hesitated to make love at the palace. Her grimness depended on her orders such as who made the slightest error, his/her eyes were scratched out without hesitation just like her father. She was so cruel that even her first husband, III. Romanos, who lost love and interest to her, gave order to be strangled in the bath. She was charitable, she always helped her people at the risk of depletion of treasure’s resources, even when she was over the age of sixty, by the request of her third husband, she allowed his mistress to live at palace.

 

In this notice, while researching Zoe's colorful personality and to the effect of the turmoils in her private life to Byzantine Empire on social and political structure; in the Byzantine Empire, the women lives especially the lives of empreses and their effects on empire are discussed in details specific to empress Zoe's life.