GÖÇ VE MÜZİK İLİŞKİSİ ÜZERİNE ETNOGRAFİK BİR ÇALIŞMA:KIBRIS DOĞU MESARYA BÖLGESİ KINA GECESİ GELENEĞİNDE MÜZİK


Creative Commons License

Sunısıoğluları N., Ersoy İ.

III. Uluslararası Müzik ve Dans Araştırmaları Sempozyumu, Trabzon, Türkiye, 17 - 20 Ekim 2018, ss.142-161

  • Basıldığı Şehir: Trabzon
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.142-161

Özet

Göç, basit bir tanımla; yer değiştirme sürecidir. Bu süreç, birey(ler)in fiziksel yer değiştirmesinin yanı sıra; aynı zamanda kültürel bileşenlerin de yer değiştirmesini içerir. Temel bir kültürel bileşen olarak müzik, hemen her toplulukta olduğu gibi, göçmen topluluklar açısından en temel kültürel kimlik işaretleyicisidir. Göçmenler yeni yerleştikleri kültürün içinde müzik aracılığıyla kendilerini var ederler. Ancak her göç süreci aynı sonuçları üretmez. Göç süreci, konvansiyonel çerçevede, kimi zaman kültürel bir dönüşüm (özümleme/asimilasyon); kimi zaman kültürel bir süreklilik (korumacı bir özcülük); kimi zaman da konvansiyonel dışı bir yaklaşımla katışıklık (melez/hibrit) gibi farklı sonuç potansiyelleri taşır. Dolayısıyla genel-geçer teorik bir tartışma yerine, göç deneyimi yaşayan belirli bir topluluk üzerine, belirli bir alan ve zaman sınırlılığında gerçekleştirilecek bir etnografi, bu çerçevede daha nitelikli sonuçlar üretecektir. Bu bildiri, yazınsal alana (literatüre) yönelik tarama yönetimi ile birlikte 2016 yılı içinde Kıbrıs Doğu Mesarya bölgesinde katılımcı gözlem, görüşme yöntemleriyle gerçekleştirilen etnografik çalışmalar sonucunda elde edilen verilerin analizinden oluşur. 

Kıbrıs adası, jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle taşıdığı cazibe bakımından tarihten günümüze, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihsel derinlikten bu yana süregelen kültürel çeşitliliğin varlığı, adanın tümü üzerinde etnografik bir irdelemeyi olanaksızlaştırır. Buradan hareketle günümüzde kültürün homojen olmadığına hatta aynı soydan gelen toplulukların bile göç deneyimine bağlı olarak kimi davranışlarıyla birbirlerinden ayrıştığına ilişkin genel kabule destek ve katkı veren bu bildiri, etnografik bir yaklaşımla, Kıbrıs adası Doğu Mesarya bölgesine odaklanır. Bildiri, bu bölgede 1974 öncesinden itibaren adada yerleşik olarak yaşayan “Kıbrıslı Türkler” (yerliler) ve 1974 sonrası Türkiye’den göç eden (göçmenler) “Türkiyeli Türkler” olarak tanımlanabilecek iki farklı kültürel kimliğin, müzikli bir ritüel olan kına gecesi içindeki müziksel edimlerin ve söylemlerin ekseninde geliştirdikleri farklılıklara yönelir. Bölge içinde farklı göç deneyimlerine sahip olan Türkler, kına gecesi etkinliklerinde bu farklılıklarını müziksel pratikleri ile ortaya koyarlar.

Anahtar Kavramlar: Kıbrıs, Doğu Mesarya Bölgesi, Göç, Müzik, Kına Gecesi, 

Migration, as a simple definition; displacement process. This process involves not only the physical displacement of the individual; as well as the relocation of cultural components. 
As a basic cultural component, music is the most basic cultural identity marker for immigrant communities, as it is in almost every community. Immigrants create themselves through the music in the new culture they migrate. However, not every migration process produces the same results. Immigration process, in a conventional frame, sometimes a cultural transformation (assimilation); sometimes a cultural continuity (a protective essence); sometimes with a non-conventional approach, with different outcome potentials such as impurity (hybrid). Thus rather than a general theoretical discussion, an ethnography to be carried out on a specific community experiencing immigration experience,with a certain area and time limit will produce more qualified results in this framework. This paper consists of an analysis of the data obtained as a result of ethnographic studies conducted by participant observation, interviewing methods in the Cyprus Eastern Mesarya region in 2016, together with screening management for the literature.
The history of the Cyprus island, its geopolitical and geostrategic location, has been hosted by many civilizations. The existence of ongoing cultural diversity since historical depth makes ethnographic scrutiny of the whole of the island impossible. This paper focuses on the eastern Mesarya region of Cyprus with an ethnographic approach, contributing to the overall acceptance that the culture is not homogeneous today and that even the same societies are separated from each other by their behavior depending on the migration experience. 
This paper, from the pre-1974 in this region living as a resident on the island, "The Turkish Cypriots" (locals) and after 1974, emigration from Turkey (immigrants), "The Turkish Turks," the two different cultural identities can be defined as musical acts of the contents of a musical ritual that henna and the differences they develop in the axis of discourse.
Turks who have different immigration experiences in the region reveal these differences with their musical practices in the henna night activities.