TÜRKÇEDEKİ ABDEST SÖZÜNÜN KÖKENİ


Creative Commons License

Öztekten Ö.

ULUSLARARASI TOPLUM VE KÜLTÜR ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU, Balıkesir, Türkiye, 3 - 05 Ekim 2019, ss.644-653

  • Basıldığı Şehir: Balıkesir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.644-653

Özet

Türklerin İslam dinini tarihsel olarak en eski komşularından biri olan İranlılardan öğrendiği bilinmektedir. Bu sebeple de Türk dilinin tarihî ve çağdaş söz varlığında yer alan hudâ ~ hüdâ; peygamber ~ peyâmber; rûza ~ uruza ~ oruza ~ oruç; namaz, günah, âdîne ~ azîne ~ atna gibi İslamî terimler Farsça kökenli alıntılardır. En erken Nehcü’l-Ferâdîs ve Garîb-nâme gibi tarihî Türkçe metinlerde izlenen abdest sözcüğü de yukarıda anılan terimler gibi Farsça kökenli olarak kabul edilmiş ve çeşitli sözlüklerde âb ‘su’ ile dest ‘el’ sözleriyle kurulmuş âb-ı dest ‘el suyu’ tamlamasından kısalarak abdest haline geldiği gösterilmiştir. Bu sözcüğün Türk dilindeki anlamlarından başka biri de abdesthane, büyük abdest ve küçük abdest gibi kullanımlarda korunan ‘defihacet’ anlamıdır. Yukarıda anılan Farsça kökenli diğer İslamî terimler neredeyse bütün Türk yazı dillerinin söz varlığında bugün bulunmaktadır. Buna göre abdest sözünün de aynı şekilde diğer Türk yazı dillerinde olması beklenirdi. Ancak Kırım Tatarcası haricinde, aralarında Azerbaycan Türkçesi ve Türkmence gibi Oğuz grubu dillerin de olduğu çağdaş Türk yazı dillerinin herhangi birisinde abdest sözü ‘namaz abdesti’ ya da ‘boy abdesti’ anlamlarında yer almamaktadır. Türkiye Türkçesi dışındaki diğer Türk yazı dillerinde bu anlamlar için başka sözler kullanılmaktadır. Ayrıca herhangi bir alıntının, köken ya da aracı dilde de az çok farklılıklarla bulunması beklenir. Türkçedeki abdest sözünün de Farsçanın tarihî veya çağdaş söz varlığında ‘namaz abdesti’ anlamıyla bulunduğu sanılabilir; ancak Farsçanın etimoloji sözlüklerinde genellikle bu sözcüğün ‘ibrik-leğen denilen iki kapla yemek öncesi ve sonrası el yıkamak için kullanılan su; bir sanatta beceri; zahit, takvalı; çok hızlı; kaftan, gömlek yakasının üst tarafı; tuvalet, defihacet’ gibi anlamlarda kullanılageldiği gösterilmektedir. Öte taraftan Farsçanın ‘namaz abdesti’ için kullanılan sözcüğü Arapça bir alıntı olan vuzû ~ vudû’dur. Bu bildiride burada değinilen bilgiler ayrıntılı olarak ele alınmakta ve abdest sözünün Farsçadan başka bir dildeki anlam benzerliği olan yabancı bir sözün etkisiyle Türkler tarafından türetilmiş bir sözcük olduğu tartışılacaktır.