BUĞDAY TANESİNİN BAŞAK İÇERİSINDE KALİTE VE MORFOLOJİK ÖZELLİKLER AÇISINDAN VARYASYONUNUN İNCELENMESİ


Oruç E. K. , Çakaloğulları U. , Tatar M. Ö.

Türkiye XIII. Ulusal, I. Uluslararası Tarla Bitkileri Kongresi, Antalya, Turkey, 1 - 04 November 2019, pp.200

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.200

Abstract

Buğday, hem ülkemizde hem de dünyada gıda olarak tüketilen en önemli bitkiler içerisinde yer almaktadır. Artan nüfus ve buna bağlı olarak artan gıda ihtiyacını karşılayabilmek için buğday verimini geliştirmeye yönelik araştırmalar kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ancak buğday kalitesini arttırmaya yönelik araştırmalar diğerlerine oranla yetersiz kalmıştır. Oysa günümüzde, yeterli gıda arayışından ziyade gizli açlık (Hidden Hunger) sorununa neden olan kaliteli gıda sorunu ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle buğday kalitesi dikkate alınarak yapılan çalışmalar nitelikli gıda ihtiyacını karşılamak için oldukça önem arz etmektedir. Mevcut çalışmada, 2017-18 üretim sezonunda Tekirdağ ilinde Rebelde ekmeklik buğday çeşidine ait toplam 3.000 adet başak örneği incelenmiştir. Hasat edilen buğday başakları, başak ekseni üzerinde 13 farklı pozisyonda olmak üzere sınıflandırılmış ve her pozisyona ait kavuz ve taneler ayrı ayrı gruplandırılmıştır. Gruplandırılan buğday tanelerinde; glüten miktarı, normal sedimantasyon ve beklemeli sedimantasyon gibi kalite parametreleri ile bin dane ağırlığı, tane sayısı ve kavuz ağırlığı gibi verim parametreleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre farklı başak pozisyonlarına ait veriler değerlendirildiğinde; bin tane ağırlığı 28-40 gr, tane sayısı 1-6 adet ve kavuz ağırlığı 38-43 mg arasında değişiklik göstermiştir. Bununla birlikte başak veriminin %55’ini 4-9. pozisyonundaki başakçıkların oluşturduğu belirlenmiştir. Başakta farklı pozisyondaki tanelerin kalite parametreleri değerlendirildiğinde, glüten miktarının 13-40 değerleri arasında değişim gösterdiği, normal sedimantasyon ve beklemeli sedimantasyon değerlerinde ise önemli bir farkın oluşmadığı tespit edilmiştir.