Şehirlerin Cinsiyeti Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Kadın Şehirleri


Creative Commons License

Çağın Ş.

Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.17, ss.407-422, 2019 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 17 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.18026/cbayarsos.596871
  • Dergi Adı: Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.407-422

Özet

Şehir ve şehir hayatının edebiyat eserlerinde işlenmesi daha çok 19. yüzyıl yazarlarıyladır. 20. yüzyılın Marcel Proust, James Joyce, Henry Miller, Lawrence Durrell gibi modernist yazarları roman-şehir veya roman-kent şeklinde tanımlanabilecek eserler yazarak üzerinde durdukları şehirleri anlatılarının merkezine taşımışlar, romanın ana karakterine dönüştürmüşlerdir. Şehir anlatıları aynı zamanda kendine özgü bir dili de beraberinde getirmiştir. Bu dilin en önemli özelliklerinden biri şehirler için kullanılan dişil ve eril ifadelerdir. Türk edebiyatında Ahmet Hamdi Tanpınar, eserlerinin merkezine taşıdığı şehirlere cinsiyet atfeden, şehirleri ideal olan anima ile ilişkilendiren yazarlardandır. Anima, yani ideal ilahi kadın, sanatın ve tabiatın anlatımında Tanpınar’ın sürekli başvurduğu arketiplerdendir. Öyle ki dinî yapıları, sokak aralarındaki çeşmeleri, tabiat güzellikleri, mazi yadigârlarıyla Tanpınar’ın şehirleri daima, eski bir aynaya eğilmiş güzel bir kadın hayalini peşinden sürükler gibidir.