Sokakta Çalışan Çocuklar ile Orta ve Yüksek Sosyo-Ekonomik Seviyede Aile Yaşantısına Sahip Çocukların Geleceğe Dair Bakış Açılarının Karşılaştırılması


Aydın D. G. , Karabay Ş.

III. International Eurasion Educational Research Congress, Muğla, Türkiye, 31 Mayıs - 03 Haziran 2016, ss.1186-1187

  • Basıldığı Şehir: Muğla
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1186-1187

Özet

Günümüzde, özellikle de büyük şehirlerde, sokakta çalışan çocuk sayısının oldukça fazla olduğu belirtilmektedir. Kırsal

alanlardan göç, hızlı kentleşme, kontrol edilemeyen nüfus artışı ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler bu sorunun en temel

nedenleri arasında yer almaktadır. Yoğun göçler nedeni ile büyük iller yığınlar halinde göç almaktadır ve kentlere tamamen

hazırlıksız biçimde göç eden bu ailelerin çocukları, aile bütçesine katkıda bulunabilmek zorunda kalmakta ve kendilerini

sokaklarda korunmasız koşullar altında çalışırken bulmaktadırlar (Alparslan, 2012, s.268). Türkiye’de ve dünyada bu çocukların

ağır tehlikeli ve istismara açık şartlarda çalışmaları ve yaşamaları çoğu zaman eğitimden yoksun kalmalarına yol açmakla

birlikte onarılması güç sorunlara neden olmaktadır. Sorunları çözmenin ilk adımının ise bu çocukları ve sorunlarını, bütünüyle

tanımak olduğu ifade edilmektir (Şişman, 2006, s.252- 258). Sağlıksız aile içinde büyümenin getirdiği handikaplar ile birlikte

yaşına uygun olmayan bir iş ortamının içinde aile bütçesine katkıda bulunması beklenmekte olan sokak çocuğunun hem ruhsal

hem de fiziksel sağlığı tehlikeye sokulmaktadır (Yürük ve Yalçın, 2008). Bu noktada dikkate almamız gereken sorun pek çok

çocuğun doğuştan sahip olduğu potansiyel kapasitesini tam olarak gerçekleştiremeyeceği uygun olmayan ortamlarda büyümek

zorunda bırakılmış olmasıdır (Kağıtçıbaşı, 2012 s, 248). Çocukların kendini ait, güvende hissettikleri ve sevildikleri zengin bir

sosyal çevrenin en çok ihtiyaç duydukları unsur olduğu belirtilmektedir (Perry ve Szalavıtz, 2014, s 272)

Yetişkinler olarak ilk görevimizin çocukların yaşamını korumaktır. Her çocuğun ailesinden yoksun kaldığında ya da aile ortamı

onun için uygun olmadığında devletten özel koruma ve yardım alma hakkı olduğu çocuk hakları sözleşmesinde yer almaktadır

(UNICEF, 2004). Özellikle erken yaşlarda çocukların beslenme, sevgi ve barınma gibi güvenli ortamda yaşama ihtiyaçlarının

eksiksiz karşılanması gerektiği birçok araştırmacılar tarafından vurgulanmaktadır. Gelişim ve eğitim eksikliğinin çok sayıda

çocuğu olumsuz etkilemesine engellemek için gayret göstermemenin insan haklarını ihlal etmek anlamına geldiği

belirtilmektedir (Kağıtçıbaşı, 2012, s, 356).

Genellikle, bu çocuklara ilişkili araştırmaların durumu saptamaya yönelik araştırmalar olduğu, bu çocukların yaşadıkları

sıkıntıları ve bu sıkıntıların neden olduğu olumsuz duygusal yaşantıları ortaya çıkaracak derinlemesine araştırmalar

yapılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu çocukların yıkıcı deneyimlerinin onların duygularını, sevdikleri ve diğer insanlarla

olan ilişkilerini, yaşamlarını ve geleceğe dair bakış açılarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak onlar için gerekli desteklerin

saptanmasında yol gösterici olabilir. Sokakta çalışan çocuklar yaşantılarındaki zorlukların ve travmaların yaşıtlarına göre

olumsuz duygu durumlara daha fazla yol açacağı, yaşamlarına ve geleceğe dair bakış açılarında umutsuzluğun ve kaygının

daha yüksek olacağı düşünülmektedir. Sokakta çalışıyor olmanın bazı psikolojik değişkenlerle ilişkisini saptamaya yönelik

araştırmaların arttırılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu bakımdan bu araştırmanın, ülkemizde bu alanda ki bilgi birikimine

katkıda bulunabileceği ve sonuçların kurum ve aileler için bilgi verici olacağı düşünülmektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının

sokakta çalışan çocuklarla yaptıkları görüşmelerde bu çocukların mutlu oldukları şeylerin, gelecekle ilgili beklentilerinin ve

hayallerinin neler olduğunu duymaları onlarda nasıl bir etkiye yol açtığı da araştırılmıştır. Çalışmanın bu boyutundan elde

edilen bulguların sokakta çalışan çocuklara karşı geliştirilmiş olan ön yargıları azaltabileceği düşünülmektedir.

Sokakta çalışan çocuklar orta ve yüksek sosyo-ekonomik seviyede aile yaşantısına sahip yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında duygu

durumları, yaşamları ve geleceğe dair bakış açıları arasında fark var mıdır?

Okulöncesi öğretmenliği anabilim dalında okuyan öğretmen adaylarının sokakta çalışan çocuklarla kurdukları etkileşimler ile

ilgili düşünceleri nelerdir?

Sokakta çalışan ve olağan aile yaşantısına sahip çocukların duygularına, yaşamlarına ve geleceğe dair bakış açılarını ve

öğretmen adaylarının sokakta çalışan çocuklara ilişkin düşüncelerini betimlemek amacıyla nitel yöntem desenlerinden durum

çalışması kullanılmıştır. Böylelikle çalışmaya konu olan ortam veya olayların doğal bir çevre içerisinde bütüncül bir yorumu

elde edilmiştir (Yıldırım ve Şimşek, 2000).

Sokakta çalışan ve orta -yüksek sosyo-ekonomik seviyede aile yaşantısına sahip çocukların örneklem grubu olarak

seçilmesinde aykırı durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Birbirine uç durumlardaki örneklemler araştırmacıya değişkenliği

daha net görme olanağı verecektir (Büyük Öztürk ve ark, 2011). Manisa ve İzmir’ den 9-15 yaş aralığından sokakta çalışan 35

,üst sosyo-ekonomik seviyeden 35 çocuk çalışma grubunu oluşturmuştur. Ayrıca 6 öğretmen adayı tesadüfü örnekleme yoluyla

seçilmiştir.

Araştırmacılar tarafından geliştirilen “Sokakta Çalışan ve Çalışmayan Çocukların Yaşamlarına Dair Bakış Açılarını

Değerlendirme Formu ” ve “Sokakta Çalışan Çocuklara Yönelik Öğretmen Adaylarının Düşüncelerini İnceleme Formu‘‘

kullanılmıştır. Çalışmada bir araştırma konusu ya da bir soru hakkında derinlemesine bilgiler elde edilmesine olanak sağlayan (Büyük Öztürk ve ark, 2011) görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmeler çalışma ortamlarından ya da bulundukları ortamdan uzaklaştırılmadan gönüllük esasıyla gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adayları ile ilk görüşmede sorular hakkında bilgilendirme yapılmış yazılı olarak görüşleri alınmıştır. Bir hafta sonra ikinci bir görüşme gerçekleşmiş yanıtlar tek tek irdelenip geri dönütler alınmıştır. Elde edilen verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılacaktır. Buradaki amaç verileri açıklayıp sonuca varabilmek için veriler arasında bulunan kavramlara ve ilişkilere ulaşabilmektir (Yıldırım ve Şimşek, 2000). Bu süreçte verilerin kodlanması, temalara ulaşma, temaların düzenlenmesi ve bulguların yorumlanması olan içerik analizi aşamaları (Sözbilir, 2013) izlenecektir. Araştırmacılara göre çocukların birinci derecede yakın çevreleriyle kurdukları ilişkilerden edindikleri deneyimlere göre bireyin kendisi hakkındaki inançları duyguları, düşünceleri biçimlenmektedir. Çocukların, sosyal duygusal tepkileri, inançları, uyumsuz davranışlarla baş etmekle ilgili yeterlilikleri, duygu durumları, kendi geçmiş deneyimlerinde yaşadıkları olumlu ve olumsuz yaşantılar ile şekillenmektedir. Bu araştırma da omuzlarında kocaman yükler taşıyan küçücük yorgun sokak çocuklarının yaşıtlarına göre geçirdikleri olumsuz ilişkilerin ve travmatik yaşantıların onların kendilerini duygusal olarak kötü, ürkek, mutsuz ve kaygılı hissetmelerine yol açabileceği öngörülmektedir. Bu çocukların çoğunda yaşıtlarına göre gelecek beklentisi olmayabilirdi yada onlar için çalışmamak sadece okula gitmek bile çok büyük bir hayal ve mutluluk olabilirdi. Bu çocukların akranlarına göre şartlarının çok farklı olmasının, yaşamdan beklentilerinin ve isteklerinin çok farklı olacağını düşündürmektedir. Diğer taraftan okul öncesi öğretmenliğinde okuyan son sınıf aday öğretmenlerin bu görüşmeleri gerçekleştiriken en çok sokakta çalışan çocuklarla yaptıklar görüşmelerde zorlanacakları aldıkları cevaplar karşısında duygusal yönden çöküntü yaşayacakları çok etkilenecekleri ön yargılarını az da olsa değiştirebilecekleri düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler : Sokakta Çalışan Çocuk, Travmatik Yaşantı, Çocuk Hakları