Özel Sağlık Hizmetleri: diyaliz örneği


Durmaz S. , Hassoy H.

Toplum ve Hekim, cilt.26, ss.182-192, 2011 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 26 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2011
  • Dergi Adı: Toplum ve Hekim
  • Sayfa Sayıları: ss.182-192

Özet

Türkiye'de erişkinlerin yüzde lS,7'sinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı (KBH) görülmektedir. Türkiye'de KBH'nın oluşumunda kadın cinsiyet, ilerleyen yaş, Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ikamet etmek, Kırsal yerleşim, hipertansiyon ve diabetes mellitus varlığı en önemli risk faktörlerini oluşturmaktadır. Hastaların %77'si hemodiyaliz, % 10,1 'i periton diyalizi tedavisi görmektedir. o/o 12,9'u ise transplantasyon sonrası izlem altındadır. Bu hastaların etiyolojisi incelendiğinde yıllar içinde DM ve HT gibi önlenebilir nedenlerin arttığı gözlenmektedir. 2000 yılında kayıtlı 14086 hemodiyaliz hastası bulunurken, 2008'de 466S9'ya ulaşmıştır. Kamu diyaliz hizmetlerin sunumunda sabit bir rol oynarken özel diyaliz merkezileri ve baktıkları hasta sayıları hızla artmaktadır. 2002 yılında diyaliz merkezlerinin o/038,3'ü özel sektörün iken, 201 Olda o/046,4'e ulaşmıştır. 201 Olda tüm hemodiyaliz cihazların ise o/064'ü özel sektörde bulunmaktadır. Diyaliz hizmet sunumunda on bin kişi başına düşen hemodiyaliz cihazı sayıları bölgelere göre farklılıklar göstermektedir. Batı Karadeniz ile Güney Doğu Anadolu arasında 3 kat fark vardır. Fark özel sektördeki cihazlar için 10 kata çıkmaktadır. Hizmet sunduğu hasta sayılarına bakıldığında üç büyük şirketin toplamı, özel merkezlerin %27,7'sini oluşturmaktadır. Piyasadaki en büyük şirketin tek başına Türkiye'deki tüm üniversitelerde bulunan merkez sayısı kadar merkeze sahip büyük bir tekelolduğu görülmektedir. Dünya'da önümüzdeki on yılda diyaliz ve transplantasyon maliyetleri için 1 trilyon doların harcanacağı öngörülmektedir. Ülkemizde kişi başına yıllık hemodiyaliz maliyetiyle, 2010 hasta sayısı üzerinden, toplam yıllık hemodiyaliz maliyeti 1 milyar doları geçmektedir. Küresel piyasalarda diyaliz filtresi gibi sarf malzemeler üreten büyük şirketlerin piyasada rekabet gücü daha yüksektir. Özelleştirme süreci, geri ödeme mekanizmalarındaki düzenlemeler ve insan gücü politikalarıyla bu şirketlerin şansı arttırılmaktadır. Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların hızla artmasına paralelolarak, devletin çeşitli mekanizmalarla yaptığı destek ile bu hizmetler hızla piyasalaşmaktadır. Böylelikle diyaliz hizmet pazarı giderek büyümektedir. Özel merkezlerin önce sayılarının arttığı daha sonra ise tekelleşmeye doğu bir eğilim olduğu gözlenmektedir. Bu derlemenin amacı, Türkiye'de özel sağlık hizmetleri içinde bir örnek olarak diyaliz hizmetlerinin finansman ve hizmet sunumu bağlamında değerlendirilmesidir.