Biyorafineri Sistemlerine Giriş ve Uygulamalar Endüstriyel süreç ve ürünler


Creative Commons License

Çeliktaş M. S. , Kazan A., Yeşil Çeliktaş Ö. , Pilavtepe M., Dunford N.

Ege Üniversitesi, İzmir, 2016

  • Basım Tarihi: 2016
  • Yayınevi: Ege Üniversitesi
  • Basıldığı Şehir: İzmir

Özet

Enerji, bir ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmesinin, en temel ve sürükleyici gereksinimlerinden birisidir. Enerji politikaları ise, ülkelerin doğal kaynak ve yetişmiş insan gücü potansiyelini temel alarak tüketimin tahminini, üretimin buna göre planlanmasını, enerji üretiminin kesintisiz, güvenli, ucuz, temiz, kaliteli ve sürdürülebilir biçimde sağlanmasını ve kaynakların çeşitlendirilmesini hedefleyen planlı bir süreçle belirlenmesi işlemi olarak tarif edilmektedir.

Geleceğe dönük olarak yapılan projeksiyon çalışmalarında 2030 yılı için dünya nüfusunun 8.3 milyar, toplam gayrisafi hasılasının 160 trilyon $ ve enerji tüketimimizin de yaklaşık 17 milyar ton eşdeğer petrol (TEP) civarında olması beklenmektedir. Yakın gelecek için artan enerji taleplerinin karşılanmasında başvurulacak adres her ne kadar fosil yakıtlar olarak görülse de 2050 ve sonrası için farklı senaryolar ortaya konmaktadır. Dünyamız, özellikle yenilenebilir enerjilerin ön plana çıktığı ve yeşil ekonomi olarak adlandırılan yepyeni bir düzenin içerisine doğru hızla ilerlemektedir. Mevcutta, yenilenebilir enerjilerin içerisinde geleneksel kullanıma yatkın olmasından dolayı biyokütle ilk sırayı almış gibi görünse de kaynak açısından değerlendirildiğinde güneşe dayalı enerji üretimiyle ciddi rekabet içerisinde olacağı açık bir şekilde görülmektedir. Biyokütle üzerine çalışan bilim insanları biyokütlenin tahtını kaptırmamak için gerek kaynak gerekse bu kaynakların kullanımı anlamında farklı araştırmalar üzerine yoğunlaşmaktadırlar. Enerji bitkileri, biyorafineri sistemleri, sucul ekosistemlerdeki algler, biyoyakıt hücreleri bunlardan sadece en öne çıkan konular olarak görülmektedir.

Bu kitabın konusu olan biyorafineri sistemleri, birçok öngörü çalışmasında ifade edildiği gibi günümüzde filizlenen fakat tam anlamıyla 2030’larda hayat bulup, takip eden yıllarda hayatımıza nüfuz edecektir. Biyorafineri kavramının özellikle son yıllarda çok yoğun bir şekilde işlendiğini ve bu konudaki araştırmaların özellikle gelişmiş ülkelerde yoğunluk kazandığını görmekteyiz. Biyorafineri konusunda yapılan araştırmalar için gerek Avrupa Birliği çerçeve programlarından gerekse de ilgili ülkelerin ulusal destek programlarından oldukça büyük fon aktarımlarının gerçekleştiğine şahit olmaktayız. Bu konunun gelecekte değişen paradigmalarla birlikte gelişeceğini ve insanlığa daha temiz ve daha güvenilir bir dünya sunacağını düşünmekteyiz.

Kitap, farklı disiplinlerden bilim insanlarını bir araya getirerek biyorafineri çalışmalarına dair tüm konuları kapsayacak şekilde zengin içerikli ve detaylandırılmış bir bilgi birikimini aktarmayı amaçlamıştır. Yoğun çalışmalar sonucunda üretilen bu kitabın, araştırmacılara ve özellikle öğrencilere eğitim dönemleri ve iş hayatları süresince yardımcı kitap olarak fayda sağlaması dileklerimizle.